Ben 45 yaşındayım, bu olayı yaşadığımda 33 yaşındaydım, bu olayı anlatmazsam çıldıracağım, Bir zamanlar eletrikci dükkanım vardı, köylerde evlere elektrik çekiyordum. Yine güzel bir köye geldim ve ekiple elektrik çekmeye başladım. Köyde üçüncü günümdeydi, elektrik çekmek için girdiğim evde bir bayan dikkatimi çekmişti.



Aman Alla ahım o ne güzellik sanki bir ahu, iri göğüsleri, yuvarlak kalçası, uzun boyu, yeşil gözleri, kırmızı dudakları ve elma gibi yanakları beni büyülemişti. Köy mütaasıp olduğu için benimle hiç konuşmayan bu bayanın adının Esra olduğunu, deyim yerinde ise kış kurusu bir kız olduğunun öğrendim. Göz göze gelmeye çalıyor elimden geldiğince işaretler yapıyordum, ama nafile hiç oralı olmuyordu, sanki kendisini bir ahu sanıyordu.



Babası köyün ileri gelenlerinden olduğu için Esra çok havalı bir kızdı, zaten bu havalı olması onun çok güzel olmasına rağmen tabir yerinde ise evde kalmasına sebep olmuştu. Ben kafaya koymuştum bu Esra’yı ve nihayet aradığım fırsat geldi. O gün cumaydı ve herkes namaza gitti bayanlar evde tek kalmıştı, Esra’da yemek hazırlıyor diki konuşma şansı yakaladım.



-Esra ne yapıyorsunuz yemek? Dedim cevap çok sert olarak,

-Sana ne gelince yersin, dedi , bense hemen

-Ya Esra hanım niye bu kadar sertsiniz? Oysa hayat çok güzel bak babanız anneniz ne güzel aileniz var, isterseniz benle de dost oluruz, söyleyince kızgın bir eda ile bana

-Bakın ben evli insanlarla konuşmam, kendini bir b… sananlarla da, senin gibi fırsat düşkünü zi….. eğer biraz daha üstüme gelirseniz ederim babama söylerim, siz işinize bakın benimle ne uğraşıyorsunuz.



Esra sözünü bitirince ben oradan ayrıldım. Bu konuşmadan sonra Esra beni görünce ya suratını asıyor, ya dalga geçer gibi dil çıkartıyor, yada orasını gösterim b.. alırsın diyor. Bu sözler ve hareketler canımı çok sıkmaya başladı, yaptığı bu davranışlar bir çok insanında dikkatini çekmiş onlarda benimle dalga geç meye başlamışlardı.



Bu ve buna benzer olaylar devam ediyor, köyde elektriğini çekmediğim bir ev kalmıştı ki, tüm olayları Esra’nın babasıda duymuş, bir sürü laf söylemişti. Biz o evinde elektriğini çektikten sonra şehre döndük ama benim aklım hep orda Esra’da kalmıştı.



Unutamadım ve bunları çok sevdiğim eczacılık yapan Hakan isminde arkadaşıma anlattım. Hakan bana intikamını alacak mısın dedi evet deyince bana çok kuvvetli bir uyku hapı kutusu verdi.



Bazen gazetelerde okuyordum uyku hapı içirerek tecavüz yapıldığını, Hakan’da bu olayları okuduğunda bu uyku hapı kutusunu vermişti. Hapı alarak tekrar köye dönmeye karar verdim. Köy şehre 3 sata uzaktı ve sadece bir tek araba gidiyordu, Hakan’ı eve çağırdım iyice içirerek arabasını alarak yola koyuldum.



Akşam saat 9 gibi köye vardım, arabayı köyün dışına park ederek evlerin arasında kedi misali Esra’nın evinin arka tarafına ulaştım.



Esra’ların evi iki katlı, ahşap, üzeri toprak örtülü büyük bir evdi, mutfaksa dışarıya bakar sanki ayrı bölüm gibi idi. Mutfağın penceresine vardığımda Esra çay demlemiş suyun kaynamasını bekliyordu, bu arada saat da gece 10.30 oldu. Bir an evde misafir var zannettim ama çok şükür yokmuş.



Esra çay bardakları dolu tepsiyi içeriye götürünce hemen açık olan pencereden içeriye girerek uyku haplarının hepsini çay demliğine boşaltarak tekrar çıktım.



Esra uyku hapları dolu çayı da içeriye götürdü bende kimsenin dikkatini çekmemek için aşağıya ahıra indim ve beklemeye başladım. Saat gece 12 olunca ses kesildi hemen yukarıya çıkarak mutfağın penceresinde içeriye girdim. Herkes uyumuştu ama yinede emin olmak için evin kedisini mivaflattırdım, ses seda yok hemen bende Esra’nın odasına daldım.



Kapıyı açtığımda yüreğim yerinden fırlayacak sandım, o muhteşem güzelliği ile Esra yarı çıplak olarak uyuyordu, hemde o beğendiğim götünü bana doğru dikerek. Uyuduğundan emindim ama yinede ağzını ve gözünü bağlayarak üzerini soymaya başladım. Soyarken hem öpüyor hem kokluyordum. O iri göğüsleri meydana çıkınca onları öptüm, öptüm somurdum, sonra yavaş aşağıya inerek bal kutusunu buldum.



Bal kutusunu yeni tıraş etmiş mis gibide kokuyordu. Bal kutusunu yaladım yaladım sonrada yarağımı çıkartarak amına sürmeye başladım, malın başını soktum ama girmedi. Hemen kalçasının altına bir yastık koydum sonrada malı kökledim. Bütün gücümle abanmaya köküne kadar sokmaya çalışıyordum sonrada kasıla kasıla geldim ve tüm döllerimi Esra’nın bal kutusuna doldurdum.



Yarağımı çektiğimde benim döllerimle Esra’nın kızlığının bozulduğuna dair birkaç damla kan geldi. Tam gidecektim ki götünün güzelliğini gördüm. Esra’yı ters çevirdim, götünü biraz yaladıktan sonra bu kez götüne yüklendim. Birazdan döllerimi bu kez de Esra’nın götüne akıt tından sonra her tarafını temizledim, sırtını tekrar giydirdim ve dudaklarına bir öpüş kondurarak oradan hızla ayrıldım.



Şehre geldiğimde saat sabahın 6 olmuştu, hemen bir iki kadeh içerek yattım, sabahleyin Hakan’la beraber uyandım. Birkaç hafta sonra köye alacak için gittiğimde hep Esra’nın tecavüzü konuşuluyordu, meğer benden şüphelenmiş ve ve polisin yaptığı araştırmada benim Hakan’la içip sızdığımdan bu şüphe kalkmıştı.



Ben paraları topladım ve köye bir daha uğramadım sonradan öğrendiğime göre Esra’nın bir çocuğu olmuş, hemde benim ismimi vurduğu bir oğlan çocuğu ne acı değilmi? Kendi çocuğumu sevememekGönderen: Murat